İstanbul Film Festivali’nin konuğu Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux, okurlarıyla buluştu

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 42. İstanbul Film Festivali’ne 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Fransız yazar Annie Ernaux konuk oldu.

Babamın Yeri, Boş Dolaplar, Yalın Tutku, Seneler ve Kürtaj romanları ile tanınan ve 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi olan Fransız yazar Annie Ernaux, Fransa’nın önemli yazarlarından. 

Kendi deneyimleri üzerinden anlattığı olaylarla toplumdaki sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meselelere dikkat çeken eserler verdi. 

“Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden” dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

“Yazarken kıstasım duygular”

Ernaux kendi yazdığı, oğlu David Ernaux-Briot ile yönettiği “Super-8 Yılları” adlı belgesel filmin gösterimi için festivalin konuğu olarak İstanbul’a geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ernaux, edebiyatı gerçek duyguların yansıtıldığı bir alan olarak tanımladığını söyledi.

Metafordan uzak durmaya çalışan bir edebiyat çizgisinde olduğunu belirten Ernaux, toplumun dayattığı hisleri ele alan kitaplar yazdığını ifade etti: Yazarken benim kıstasım duygular. Kitaplarımın çoğunda duygular var. Henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olabilir, “Utanç” adlı romanımda utanç duygusundan söz ediyorum. Aslında sosyal toplumsal bir duygudur bu. Bu duygular  size hep dışarıdan dayatılır.Dayatılan utanç duygusunu kitaplarımda aktardım. Buradan hareketle dünyayı toplumu okumaya çalıştım.

Ernaux, edebiyatın ve sanatın topluma bir bakış sunan araçlar olduğu yorumunu yaparak şöyle konuştu:

Bütün yazılanların siyasi olduğunu söyleyemeyiz ama her yazar bir sanat eseri üretirken kendini bir yerde konumlandırır. Siyasi bir yazar olduğumu, edebiyatımın da siyasi olduğunu söyleyebilirim. Büyük çözümler öncelikle siyasidir. Edebiyat, sanat zaten topluma bir bakış sunar. Aslında siyasetten kaçınmaz.

Sanat ve edebiyat sosyal yapıları değiştirmeye katkı sağlar mı? Bunu söyleyebileceğimizi pek sanmıyorum. Edebi eserlerin topluma etkisi hemen görülemiyor. Ancak biz sanatçıların yapması gereken bir bilinç yaratmaktır. 

Etkinlik takvimi

Prömiyerini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapan Super-8 Yılları, Annie Ernaux’nun yazarlığa adım atmadan önce çekilmiş 8 mm hatıra filmlerini bir araya getiriyor.

Ernaux’nun, oğlu David Ernaux-Briot ile birlikte yönettiği belgesel, Fransız Kültür Merkezi ile Fransa Büyükelçiliği ve Unifrance’ın değerli katkılarıyla festival kapsamında Belgesel Kuşağı’nda gösteriliyor.

Super-8 Yılları gösterimleri, 13 Nisan Perşembe 16.00’da Fransız Kültür Merkezi, 14 Nisan Cuma 16.00’da Cinewam City’s 7 ve 15 Nisan Cumartesi 13.30 Kadıköy Sineması’nda olacak.

Annie Ernaux ve David Ernaux-Briot, filmin 13 Nisan Perşembe ve 15 Nisan Cumartesi günkü gösterimlerine de katılarak izleyicilerle buluşacak.

 

Annie Ernaux kimdir?

1 Eylül 1940’ta, Lillebonne’da, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu; çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı Armoires vides’le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinselllik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yas¸am ve onu olus¸turan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, “toplumsal bellek” yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı; başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir